Suyumuz azalıyor; susuzluk ve açlık çok uzakta değil

  01 Şubat 2023

Yaşanan kış mevsimindeki yağış miktarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu üyesi Mavi İklim Yeşil Dünya Tüketici Hareketi Derneği (MİYED) Genel Başkanı Bingül Ceviz; “meteorolojik ve tarımsal kuraklık acil önlem almayı gerektiriyor” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu Üyesi Mavi İklim Yeşil Dünya Tüketici Hareketi Derneği (MİYED) Genel Başkanı Bingül Ceviz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından açıklanan 2022 yılı yağış değerlendirmesine göre, 2022 yılında topraklarımıza düşen alansal yağış miktarı 503,88 mm olarak gerçekleşmiştir.

Bu rakam, 1991-2020 dönemine göre yüzde 12,1; 2021 dönemine göre yüzde 4’lük azalmayı göstermektedir.

Yağışların azalması öncelikle içme suyu bakımından endişe vermektedir. Anlık verilere göre;

İstanbul (ortalama doluluk oranı)    yüzde 35

Ankara (ortalama doluluk oranı)      yüzde 25

Bursa Doğancılar Barajı                   yüzde 23

Kocaeli Yuvacık barajı                      yüzde 17 seviyesindedir.

Gözlemlenen iklim değişikliği, artan sıcaklıklar, azalan yağış oranları içme suyunu ve buna bağlı olarak, sosyal yaşamı etkilemekte; ancak daha önemlisi tarım sektörünü de savunmasız bırakmaktadır. Kuraklık nedeniyle tarımsal ürünlerde miktar ve kalite açısından olumsuz süreç söz konusu olup olumsuzluk artarak devam etme eğilimindedir.

Kuraklık nedeniyle bitki su ihtiyacını karşılayamamakta, yabancı ot ve haşere artışı ile birlikte ürün veriminde ve kalitesinde azalmalar yaşanmaktadır. Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli IPCC raporlarına göre; iklim değişikliğinin etkisiyle dünyada su kıtlığının artacağı, tarımsal verimliliğin düşeceği, gıda fiyatlarında dünya genelinde % 85 ‘e varan artışların gerçekleşebileceği öngörülmektedir.

Su, yaşamın temelidir. İklim değişikliğinin ortaya çıkardığı en önemli yaşamsal sonuç, kuraklık ve suyun yetmeyecek olmasıdır.

2023 yılının Mart ayında, halen mevsimsel yağışlar yaşanmamıştır. 2022 Ekim ayında yapılan tahıl ekimlerinin yeterince sulanamaması nedeniyle tarım üretimi, Mart-Nisan dönemindeki yağışları ümitle beklemektedir. Ancak yaşanan süreç, meteorolojik kuraklığın tarımsal kuraklığa eşlik ettiği ve önlem alınmadığı takdirde olumsuz sonuçlara doğru, hızla ilerlediğimizi göstermektedir.

Bu nedenle hızlıca yaşama geçirilebilecek kimi önlemler devreye alınmalı, ancak orta vade bakımından da kalıcı ve sürdürülebilir çözümlemeler üretilmelidir.

Ülkemizin yaşadığı büyük felâketin yaralarını sarmak için ülkece tüm enerji ve kaynaklarımızı özgülemiş olsak da, acilen;

-Yağmur hasadı ile suyun biriktirilip sulamada kullanılması,

-Tasarruflu su kullanımı için tarım üreticilerine eğitim verilmesi,

-Küçük tarımsal arazilerin hak kaybına sebep olmayacak şekilde birleştirilerek, üretim yapılması,

-Basınçlı sulama sistemlerinin modernizasyonu için tarım üreticisine eğitim ve maddi destek verilmesi,

-Tarımsal kuraklık eylem planlarının bir an önce devreye konulması gereklidir.

Özellikle teknolojik gelişmeler, tarımsal üretimde daha fazla yer almalı; dijital sensörlerle donatılmış tarım aletleri ile hangi alanlara ne kadar ve ne tür gübreler koyulması gerektiği, hava koşulları, bitkilerin ihtiyacı olan mineraller ve sulama, toprağın durumu, tahmini hasat zamanı detaylı ve gerçek zamanlı bir şekilde belirlenerek üreticiler desteklenmelidir.

 

Bingül Ceviz

Genel Başkan

 

Back To Top